BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİ NE KADAR KÖKLÜ?

Sistemin gelişimi, geçmişi ve şimdiki hali.

NE KADAR FAYDALI?

%25'lik Getirinin Detayları

HANGİ FONU, NEDEN SEÇMELİYİM?

Risk Analizi ve Fonlar

ONUN GELECEĞİ İÇİN...

Nasıl ve Ne Zaman?

EMEKLİLİK

EMEKLİLİK

EMEKLİLİK

EMEKLİLİK

4 Mart 2015 Çarşamba

Emeklilik Fonlarımı Nasıl Yönetmeliyim?

                   Bireysel Emeklilik Sistemindeki 5 milyon 200 bin katılımcının aklındaki en büyük soru nedir deseniz fonlarını nasıl yönetecekleridir derim. Pek çok bireysel emeklilik katılımcısı yılda kendilerine 6 kez verilen fon değiştirme hakkını kullanmamaktadır. Bu da aslında bizlere katılımcıların fon içerikleriyle ya da getirileriyle ilgilenmediklerini göstermektedir. Pek çok katılımcı sadece girişte belirledikleri fonlardan zarar ettiklerini gördükleri noktada emeklilik şirketlerine dönüş yapmaktadırlar. Halbuki bireysel emeklilik sisteminde fon getirileri oldukça yüksek değerlere ulaşabilmektedir. Bu da fon tercihinin önemini vurgulamaktadır. Katılımcı risk algısına göre danışmanından fonlarla ilgili kısa ve uzun vadeler için bilgi almalıdır. Şirketler sunabildikleri kadar çok fon sunmakla, belli aralıklarda bilgi vermekle, fon içeriklerini web sitelerinde açıklamakla ve müşteri hizmeti sunmakla sorumludurlar. Şirketlerin ve danışmanların katılımcının fonlarını değiştirmek, yönetmek vb gibi konularda sorumluluğu bulunmamaktadır.

Tamam da Fonlarımı Nasıl Değiştireceğim?

                   Fon getirilerinizle ilgili bilgiyi aldıktan sonra danışmanınıza ulaşmanız ve kendisinden de bilgi almanız avantajınıza olur. Danışman size durumun açıklamasını yapacaktır. Değiştirme durumunda fonlarınızı müşteri hizmetlerini arayarak, danışmanınıza dilekçe göndererek, şirketin web sitesini kullanarak vb yollarla değiştirebilirsiniz.

Ben Zaten Yatırımlarımı Farklı Enstrümanlarda Değerlendiriyorum!

                   Yatırımlarınızı emeklilik fonlarında da farklı yatırım enstrümanlarında değerlendirebilirsiniz. Tek fark bunun üzerine ayrıca %25 devlet katkısı alırsınız.

Ne Gibi İçerikte Fonlar Alabilirim?

                  Döviz, altın, hisse senedi, devlet tahvili, hazine bonosu, özel sektör tahvili, katılım hesabı, vadeli mevduat vb içeren fonlardan bir fon sepeti yapabilirsiniz.

Fon Getirileri Nasıl?

                  Fon getirileriyle ilgili bilgiyi şirketler sitelerinden yayınlamakla yükümlüdürler. Çalıştığım şirket olan Allianz Yaşam ve Emeklilik şirketinin fon getirileriyle ilgili bilgiyi; https://www.e-emeklilik.com/YKEFon/default.aspx adresinden öğrenebilirsiniz. Fonların belli periyotlardaki getirilerini de yine; https://www.e-emeklilik.com/YKEFon/fon/Hesap.aspx adresinden öğrenebilirsiniz.

1 Mart 2015 Pazar

Devlet Katkısı Nedir?

Nedir Bu Devlet Katkısı?

Bireysel Emeklilik Sistemine dahil olmuş katılımcıların hesaplarına katkı payının %25'i oranında hazinenin yatırdığı tutara Devlet Katkısı diyoruz. 

Üst Limiti Var mıdır?

Evet Devlet Katkısı'nın bir üst limiti vardır. Bu üst limit şu an yıllık 14.850 tl'dir. Yani bir yıl içinde 14.850 tl'den daha fazla tutarı bireysel emekliliğinize yatırırsanız aşan tutarın %25'ini alamazsınız. Hazine 2015 yılı ilk altı ayda kişi başına en fazla 3.712 tl devlet katkısı vermektedir. 

Bu Tutar Hep Sabit mi Kalacak?

Bu tutar yıllık brüt asgari ücret güncellendikçe artacaktır. Şu anki yıllık brüt asgari ücret ortalaması 14.850 tl'ye tekabül etmektedir.

Devlet Katkısını En Erken Ne Zaman Alabilirim?

Devlet katkılarınızı sistemde kaldığınız sürelerin uzunluğu nezdinde hak edişli alırsınız. Sistemde 3 yıl kalırsanız hesabınızdaki devlet katkısının %15'ine, 6 yıl kalırsanız %35'ine, 10 yıl kalırsanız %60'ına ve 10 yıl 56 yaş şartını sağlarsanız tamamına hak sahibi olursunuz.

Ben Sisteme 2013'den Önce Girdim O Süreler de Sayılır mı?

1 Ocak 2013 öncesinde sistemde kaldığınız süreler eğer 3 - 6 yıl arasındaysa 1 yıl, 6 - 10 yıl arasındaysa 2 yıl, 10 yıl ve üzeriyse 3 yıllık süreler mevcut hak edişinize eklenir.

Şu An Çıksam Sistemden Çıksam Devlet Katkısı Alır mıyım?

2016 yılı öncesi çıkışlarda eğer emeklilik hakkınızı kazanmadıysanız devlet katkılarınızı alamamaktasınız. Çünkü yeni sistem ilk 3 yıllık süresini 2016'da doldurmakta ve ilk hak edişler bu tarihte verilmektedir.


Çalışma Hayatım

           80'lerde çocuk olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Nedenini/nedenlerini pek çoğunuz tahmin ediyorsunuzdur fakat ben yine de hatırlatayım. Öncelikle 80'lerde çocuk olan pek çok kişi sokaklarda oyun oynamanın, arkadaşlıklar geliştirmenin ve iletişimin hazzını yaşadı. Bu sırada pek çok teknolojik yeniliğe şahit oldu ve bu yeniliklere uyum becerisini de ister istemez kazanmış oldu. Misal 50'lerde genç olan bir kişi 80'lere kadar hayatında pek bir teknolojik değişiklik olmadan yaşayabilirdi. Bizlerse teknolojinin tüm atılımlarına günümüze gelen süreçte şahit olduk ve uyum sağladık. Sanırım bu diğer kuşaklarla aramızdaki en büyük farkı ifade etmektedir.

           Sizlere iş hayatımdan bahsedecektim; belki de pek çok yaşıtım gibi 80'lerde pazarda su satarak iş hayatıma başladım. Orta okuldaysa arkadaşlarımın resim ödevlerini yaparak sağladığım finansmanı bolca kola ve hamburgere çevirerek tükettim. Lise ve Üniversite dönemimde kitapçılık, piyango bileti satışı, gitar eğitmenliği, müzisyenlik vb işler de yaptım. Filmlerde evinin önünde limonata satan çocukları görmüşsünüzdür. Pek çok sosyolog bu tür aktivitelerin çocuklarda "sorumluluk alma" bilincini geliştirdiğini düşünmektedir. Amerika'da pek çok ebeveyn mali durumu çok iyi olsa da çocuklarının bu aktiviteyi yapmasını desteklemektedir. (Elbette çocukların ağır işlerde çalıştırılmasını ve çocuk işçi sömürüsünü bunun dışında tutuyorlar.)

           2012 Mart ayından günümüze kadar Yapı Kredi Emeklilik ve Allianz Yaşam ve Emeklilik Şirketlerinde Bireysel Emeklilik Aracılığı yapmaktayım. Emekliliğe giden süreçte hizmet ettiğim kişilerin en doğru bilgiyi almalarını ve birikimlerini en iyi şekilde değerlendirmelerini sağlamaktayım.

Eğitim Geçmişim Hakkında

             
                 İlk ve orta öğrenimimi Kızılay Yüksel Caddesinde bulunan ve 1927 yılında kurulan Mimar Kemal İlköğretim Okulunda tamamladım. Bülent Ecevit başta olmak üzere pek çok başarılı ismin eğitim gördüğü bu okulu güzel anılarla bitirdikten sonra oturduğumuz semtte bulunan Aydınlıkevler İnönü Lisesinde eğitim hayatıma devam ettim. Üniversite sınavında Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümünü kazanarak lisans eğitimime başlamış oldum. Uzun bir süre bazı sebeplerden dolayı ara verdiğim okuluma 2011 affıyla geri döndüm ve 2012 senesinde diplomamı alarak mezun oldum.

                 2012 Mart ayından günümüze gelen süreçteyse şirket içi eğitimler ve lisanslama faaliyetleriyle eğitim hayatıma devam etmekteyim.

Bireysel Emeklilik Sistemi (Dünü ve Bugünü)

                    %25 Devlet Katkısı ile popülerliği artan bireysel emeklilik sistemi nedir? Bu yazımda kısaca bu sistemi ve geçmişini anlatacağım. 16 Mayıs 2000 tarihinde sosyal güvenlik reformu kapsamında "Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu Tasarısı" ile kişilerin bireysel tasarrufları yoluyla yaptıkları kendi emekliliklerini düzenleyen fonlu bir sistem için çalışmalar başlatılmıştır. Bildiğiniz gibi sosyal güvenlik reformu ülkemize sosyal güvenlik sisteminin kamuya olan yükünü azaltmak maksadıyla IMF programlarıyla gelmiştir. Bireysel emeklilik bu noktada tasarrufların artması, sağlıklı bir mali sistem ve sosyal güvenliğe yardımcı bir birim olarak düşünülmüştür. Tasarrufların fonlar toplanması ve bu fonların ekonominin işleyişine katkı sunması sistemin en önemli yanıdır.
                    27 Ekim 2003 tarihinde bireysel emeklilik sisteminin başlamasıyla beraber sisteme giren katılımcılara vergi teşviği sağlanmış ve katılım desteklenmiştir. Kısaca anlatmak gerekirse kişi ilgili ayda bulunduğu vergi dilimi oranında (%15, %20, %27, %35) yatırdığı katkı payından vergi iadesi almaktaydı. %20’lik vergi diliminde bulunan kişi yatırdığı 100 tl’nin 20 tl’sini vergi iadesi olarak geri alabiliyordu. Yani cebinden çıkan 80 tl’ye karşılık sistemde 100 tl’si birikmiş ve %25 kârla birikim yapmıştır. %35’lik vergi diliminde bulunan bir insan %54’e yakın bir kâr elde etmiştir. Vergi teşviğindeki yüksek kârlılık sebebiyle devlet sistemden çıkışlarda tüm birikimden %15 stopaj (vergi) kesilmesini kurala bağlamıştır. Yıllar içerisinde bu kural tepkilere sebep olmuştur. İlgili dönemde şirketlerin katılımcılardan ay ve yıl bazında yaptıkları yasal kesintiler de oldukça yüksektir. (Yönetim gideri kesintisi tavanı % 8 iken fon işletim gideri kesintisi tavanı %3,65’tir. Şu an aynı kesintiler %2 tavanında sınırlanmıştır.)
                     2013 yılına kadar bu şekilde gelen sistemde vergi teşviği sisteminin toplumun tüm katmanlarına yayılamaması (bu teşvikten sadece bordrolu çalışanlar yararlanabilmekteydi. Ev hanımları, öğrenciler vb çalışmayan kesim vergi avantajından yararlanamıyordu.) çıkışta tüm birikimden alınan stopaj vb sebeplerle değişiklik yapılması kararı alındı.
                      2013 Ocak ayında yürürlüğe giren sistemde %25 devlet katkısı ve tüm birikimden alınan verginin sadece getiriden alınması gibi olumlu değişikliklerle güzel bir başlangıç yapıldı. Şirketlerin yaptığı yasal kesintiler de düşürüldü. Örneğin tavanı % 8 olan ve yatırılan aylık katkı payından alınan yönetim gideri kesintisi %2’ye, yıllık tüm birikim üzerinden alınan fon işletim gideri kesintisi de %3,65’den %2’ye düşürüldü (Kesintilerin içeriğiyle ilgili geniş bir yazıyı ayrıca kaleme alacağım).
                      Tüm bu gelişmeler sistemdeki katılımcı sayısına olumlu etki etti ve kısa sürede 4,5 milyon rakamına ulaşıldı.( Şubat 2015 itibariyle sayı 5 milyon 200 bin seviyelerine ulaşmıştır.) Sistemdeki katılımcıların aylık katkı paylarına %25 oranında devlet katkısı 2013 Ocak ayından itibaren ödeniyor. Devlet katkısı devletin belirlediği (ağırlıklı olarak devlet tahvili ve hazine bonosu) ayrı bir fon’da değerleniyor. Devlet katkısının üst limiti aylık brüt asgari ücretin %25’i oranında. Mesela 1 Temmuz 2014 itibariyle brüt asgari ücret 1134 tl ve yıllık tutarı 13608 tl. Yani Temmuz 2014’te sisteme girip 50.000 tl yatıran bir kişi sadece 13.608 tl’lik kısım için %25 devlet katkısı alabilecek.
                     Devlet katkısında yasayla belirli hak ediş oranlarınız var. İlk üç yıl içerisinde sistemden çıkan bir kişi adına yatan devlet katkılarına hak sahibi olamıyor. Üç yılı tamamlarsa %15’ine, altı yılı tamamlarsa %35’ine, on yılı tamamlarsa %60’ına hak sahibi oluyor. Kişi 10 yıl ve 56 yaş şartını sağlamışsa hesabına yatan devlet katkılarının tamamına hak sahibi oluyor.
                     Sisteme giriş yapan kişi düşük, orta veya yüksek riskli fonlarda yatırımını gerçekleştiriyor. Düşük riskli fonlar daha çok likiditesi yüksek yatırım araçları içerirken orta riskli fonlar bir miktar hisse senedi içeriyor. Yüksek riskli fonlarsa büyük oranda hisse senedi içeriyor.
Yatırımlarınızın seçtiğiniz fonda değerlendiği %25 gibi dünyada görülmemiş bir devlet katkısının verildiği bireysel emeklilikle ilgili yazılarıma devam edeceğim. Merak ettiğiniz konularda lütfen tarafıma ulaşın. Sevgilerimle.


Kaynaklar;